YCGK'nın 2013/351 sayılı kararında, lehe temyiz üzerine suç vasfının sanık aleyhine (örneğin kasten yaralamadan, kasten öldürmeye teşebbüse) değiştirilebileceği, ancak cezanın ağırlaştırılamayacağı belirtilmiştir. Bu durumun, suçun 'zamanaşımı' süresine etkisi ne olur?
Bu durum, suçun zamanaşımı süresini sanık aleyhine uzatır. Dava zamanaşımı (TCK m. 66), suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırına göre belirlenir. Yargıtay, lehe temyiz üzerine suç vasfını daha ağır bir suç olarak (kasten öldürmeye teşebbüs) nitelendirdiğinde, zamanaşımı süresi artık ilk hükümdeki suçun (kasten yaralama) cezasına göre değil, yeni nitelendirilen ve daha ağır olan suçun (kasten öldürmeye teşebbüs) kanundaki ceza üst sınırına göre hesaplanır. 'Aleyhe değiştirme yasağı', sadece sanığa verilecek somut 'cezanın miktarını' korur; zamanaşımı gibi diğer hukuki sonuçları kapsamaz. Dolayısıyla, suç vasfının sanık aleyhine değişmesi, zamanaşımı süresinin de sanık aleyhine uzaması sonucunu doğurur. Bu, ilkenin istisnalarından ve sanık aleyhine doğurabileceği dolaylı sonuçlardan biridir.