Yargıtay 22. Ceza Dairesi'nin 2016/3779 sayılı kararında, sanığın eşinin yaptığı temyiz başvurusunun neden süresinde kabul edildiğini, mahkemenin tefhimindeki hangi eksikliğe dayanarak açıklayınız.
Kararın süresinde kabul edilmesinin nedeni, yerel mahkemenin hükmü sanığın yüzüne karşı tefhim ederken (okurken), kanunen zorunlu olan 'temyiz başvuru süresini' belirtmemiş olmasıdır. HMK m. 232/6'ya paralel olarak, ceza muhakemesinde de hüküm fıkrasında kanun yollarına başvuru olanağının, süresinin ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Mahkeme, hükmü tefhim ederken 'karara karşı 7 gün (şimdi 15 gün) içinde temyiz yoluna başvurabileceğinizi' sanığa bildirmemiştir. Bu eksiklik, tefhimle birlikte başlaması gereken temyiz süresinin 'başlamamasına' neden olur. Çünkü sanık, hakkını kullanacağı süre konusunda yanıltılmıştır. Bu durumda, temyiz süresi, usulüne uygun olarak hazırlanmış 'gerekçeli kararın' ilgiliye (somut olayda, temyiz hakkı olan eşine) 'tebliğ' edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kararda da, gerekçeli kararın eşe tebliğinden sonra süresi içinde temyiz başvurusu yapıldığı için, başvuru süresinde kabul edilmiştir.