5403 sayılı Kanun m. 8, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin 'bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağını' belirtmektedir. Bu ifadenin Medeni Hukuk açısından anlamı ve sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #34915

'Bölünemez eşya niteliği kazanmak', o arazinin fiziken veya hukuken parçalara ayrılarak üzerindeki mülkiyet hakkının paylaştırılmasının kanunen yasaklandığı anlamına gelir. Medeni Hukuk açısından bunun en önemli sonucu, bu tür araziler üzerinde 'paylı mülkiyet' kurulmasını veya mevcut paylı mülkiyetteki payların daha da küçültülmesini engelleyen bir 'yasal kısıtlama' getirmesidir. Bu nitelik, tapu siciline şerh edilerek alenileştirilir. Sonuçları şunlardır: 1) Bu araziler, ifraz (ayırma) yoluyla daha küçük parsellere bölünemez. 2) Miras veya satış yoluyla, asgari büyüklüğün altında yeni hisseler oluşturacak şekilde devredilemez. 3) Mirasçılar arasında paylaşılması (taksim) sırasında, eğer her bir mirasçıya düşecek pay asgari büyüklüğün altında kalıyorsa, arazi fiziken bölünemez; bunun yerine kanunun öngördüğü diğer çözümlere (tek mirasçıya devir, ortaklık kurulması, satış) gidilir. Bu, arazinin mülkiyetinin değil, 'ekonomik bütünlüğünün' korunmasını amaçlayan özel bir hukuki statüdür.