Bir gazeteci, bir kamu görevlisinin rüşvet aldığına dair somut delillere (belge, tanık) dayanarak bir haber yapmıştır. Ancak haberin dilinde, kamu görevlisini aşağılayıcı ve küçük düşürücü ifadelere de yer vermiştir. Bu durumda gazeteci, TCK m. 125 (hakaret) suçundan cezalandırılabilir mi? 'Haber verme hakkı' ile 'hakaret' suçu arasındaki sınırı tartışınız.
Evet, cezalandırılabilir. Basın özgürlüğü ve haber verme hakkı (Anayasa m. 26, 28), kamuoyunu ilgilendiren konularda bilgi vermeyi ve eleştiri yapmayı kapsar, ancak bu hak, başkalarının şeref ve haysiyetine saldırma, yani hakaret etme özgürlüğü tanımaz. Yargıtay'ın ve AİHM'in yerleşik içtihatlarına göre, bir haberin basın özgürlüğü kapsamında kalabilmesi için 'görünür gerçekliğe' uygun olması, kamu yararı taşıması, güncel olması ve haberin verilişinde 'öz ile biçim arasında bir denge' bulunması gerekir. Olayda, rüşvet iddiası somut delillere dayandığı için haberin 'özü' (içeriği) hukuka uygun olabilir. Ancak, haberin 'biçimi' (üslubu), gereksiz yere aşağılayıcı, küçük düşürücü ve onur kırıcı ifadeler içeriyorsa, bu durum 'öz ile biçim arasındaki dengeyi' bozar ve haber verme hakkının sınırlarının aşıldığı anlamına gelir. Gazeteci, haberi verirken kullandığı hakaret içerikli ifadeler nedeniyle TCK m. 125'ten sorumlu tutulur. Kısacası, haber verme hakkı, hakaret etmenin bir gerekçesi olamaz.