CMK m. 135/1'e göre iletişimin denetlenmesi için aranan 'başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması' şartı, mutlak bir imkansızlığı mı ifade eder? Bu şartın uygulanmasındaki ölçüt nedir?
Bu şart, 'mutlak bir imkansızlığı' değil, 'orantılı bir zorunluluğu' ifade eder. Hukukta bu ilkeye 'ikincillik' (subsidiarite) ilkesi denir. Buna göre, soruşturma makamları, şüphelerini aydınlatmak için öncelikle daha az temel hak ihlali yaratan diğer soruşturma yöntemlerini (tanık dinleme, fiziki takip, belge inceleme, arama vb.) denemek veya bu yöntemlerin neden sonuç vermeyeceğini gerekçelendirmek zorundadır. Eğer bu daha hafif yöntemlerle delil elde etmek 'mümkün değilse' veya 'çok büyük zorluklar içeriyorsa' ya da 'sonuç alınamayacağı açıkça anlaşılıyorsa', son çare olarak iletişimin denetlenmesi gibi ağır bir koruma tedbirine başvurulabilir. Hakim, bu tedbire karar verirken, talep yazısında bu ikincillik şartının neden ve nasıl gerçekleştiğine dair somut gerekçelerin bulunup bulunmadığını denetlemelidir. Soyut olarak 'başka delil yok' ifadesi yeterli değildir.