Bir kimsenin, kendi evinde özel olarak yaptığı ve aleni olmayan bir konuşmada, halkın bir kesiminin dini değerlerine yönelik aşağılayıcı ifadeler kullanması ve bu konuşmanın gizlice kaydedilip internette yayımlanması durumunda, fail TCK m. 216/3'ten sorumlu tutulabilir mi?
Hayır, tutulamaz. TCK m. 216'nın her üç fıkrasında da aranan 'aleniyet', suçun kurucu unsurudur. Aleniyetin varlığı için, failin eylemini belirsiz sayıda kişinin algılayabileceği bir şekilde, bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekir. Olayda fail, konuşmasını özel ve aleni olmayan bir ortamda yapmıştır. Konuşmanın, failin iradesi ve bilgisi dışında, hukuka aykırı bir şekilde (gizlice kaydedilerek) kamuya açık hale getirilmesi, failin eyleminde 'aleniyet' unsurunun oluşmadığını gösterir. Failin kastı, aleni bir aşağılama fiiline yönelik değildir. Bu durumda, TCK m. 216/3'ün unsurları oluşmaz. Konuşmayı hukuka aykırı olarak kaydedip yayan kişi ise, TCK m. 133 (Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması) ve TCK m. 134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal) gibi başka suçlardan sorumlu tutulabilir.