Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/3175 sayılı kararında, sanığa 'ek savunma hakkı tanınmadan' TCK m. 271/1 uyarınca hüküm kurulması neden CMK m. 226'ya aykırılık ve savunma hakkının kısıtlanması olarak görülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #34869

CMK m. 226, 'ek savunma' hakkını düzenler. Bu maddeye göre, sanık, iddianamede gösterilen fiilin hukuki niteliğinin değişmesi veya cezanın artırılmasını gerektiren bir durumun ortaya çıkması halinde, bu yeni duruma karşı savunma yapma imkanı tanınmadan mahkum edilemez. İlgili Yargıtay kararında, iddianamede sanığın eylemi 'suç uydurma suçuna yardım' olarak anlatılmış ve sevk maddesi buna göre düzenlenmiştir. Ancak mahkeme, yargılama sonunda sanığı 'yardım eden' olarak değil, suçun 'asıl faili' olarak TCK m. 271/1'den doğrudan cezalandırmıştır. 'Yardım etme' ile 'asıl faillik' arasında hukuki nitelik ve ceza sorumluluğu açısından önemli bir fark vardır. Bu, iddianamedeki sevk maddesinin ve fiilin hukuki niteliğinin sanık aleyhine değişmesi anlamına gelir. Mahkemenin, sanığa bu yeni hukuki nitelendirmeye (asıl faillik) karşı savunmasını hazırlaması için ek süre ve hak tanımadan hüküm kurması, CMK m. 226'yı ihlal etmiş ve Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkını kısıtlamıştır. Bu nedenle karar bozulmuştur.