CMK m. 262'de sanığın 'yasal temsilcisi ve eşi' kanun yollarına başvurabilirken, sanığın 'nişanlısı' bu hakkı kullanabilir mi? Medeni Kanun'daki tanıklıktan çekinme hakkı (HMK m. 248) ile bu durum arasında bir paralellik kurulabilir mi?
Hayır, nişanlısı bu hakkı kullanamaz. CMK m. 262, kanun yoluna başvurabilecek kişileri 'yasal temsilci' ve 'eş' olarak sınırlı (tahdidi) bir şekilde saymıştır. 'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin usul hukukundaki bir yansıması olarak, bu tür hakların kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir. Nişanlılık, hukuken 'eş' statüsünü sağlamaz. Medeni Usul Kanunu (HMK m. 248) ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK m. 45) tanıklıktan çekinme hakkını nişanlıya da tanıması, bu durumla karıştırılmamalıdır. Tanıklıktan çekinme, kişiyi tanıklık yapmaya zorlayarak vicdani bir çatışmaya sokmayı önlemeyi amaçlayan daha geniş kapsamlı bir korumadır. Kanun yoluna başvurma hakkı ise, davanın esasına etki eden, taraf sıfatıyla yakından ilişkili, daha özel ve dar yorumlanması gereken bir haktır. Kanun koyucu, bu hakkı nişanlıya tanımadığı için, nişanlının yaptığı bir temyiz başvurusu, yetkisizlik nedeniyle reddedilecektir.