6098 sayılı TBK m. 344/3'e göre 5 yılın sonunda açılan kira tespit davasında, bilirkişi raporu emsal kira bedellerini çok yüksek belirlemiştir. Mahkeme, hakkaniyet indirimi yaparken, TBK m. 4'teki genel hakkaniyet ilkesini mi, yoksa Yargıtay'ın oluşturduğu özel kriterleri mi dikkate almalıdır?
Mahkeme, her ikisini de dikkate almalıdır; ancak Yargıtay'ın oluşturduğu özel kriterler, genel ilkenin somutlaştırılmış halidir. TBK m. 4'teki hakimin takdir yetkisi ve hakkaniyete göre karar verme ilkesi, bu davanın da temelini oluşturur. Ancak Yargıtay, yıllar içindeki uygulamalarıyla, kira tespit davalarındaki 'hakkaniyet indirimi'nin nasıl uygulanacağına dair daha somut kriterler geliştirmiştir. Bu kriterler; kiracının eski kiracı olması, kiralarını düzenli ödemesi, taşınmaza özen göstermesi gibi sübjektif unsurların yanı sıra, belirlenen emsal kira bedeli üzerinden genellikle %5 ila %20 arasında bir indirim yapılması gibi daha objektif ölçütleri içerir. Dolayısıyla hakim, TBK m. 4'teki genel yetkisini kullanırken, hukuki istikrarı ve öngörülebilirliği sağlamak adına, Yargıtay'ın bu yerleşik içtihatlarını bir rehber olarak kabul etmeli ve kararını bu çerçevede gerekçelendirmelidir. Bu, hem genel hakkaniyet ilkesine hem de özel yargısal uygulamaya uygun bir karar verilmesini sağlar.