TCK m. 271'deki suç uydurma eylemi ile TCK m. 268'deki 'suç üstlenme' suçunun özel bir hali olan başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçu arasındaki farkı bir örnekle açıklayınız.
TCK m. 271'deki suç uydurma, 'işlenmemiş' bir suçun ihbarıdır. TCK m. 268'deki suç ise, 'işlenmiş' bir suç nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan bir kişinin, başkasına ait kimlik bilgilerini vererek kendisini o kişiymiş gibi tanıtmasıdır. Aradaki temel fark, ortada gerçek ve işlenmiş bir suçun olup olmamasıdır. Örnek: Bir kişi, polis tarafından trafik kontrolünde durdurulur ve alkollü araç kullanmaktan (işlenmiş bir suç) hakkında işlem yapılırken, cezadan kurtulmak için kardeşinin kimlik bilgilerini verirse, eylemi TCK m. 268'i oluşturur. Çünkü işlenmiş bir suçun sorumluluğundan kurtulmaya çalışmaktadır. Ancak aynı kişi, hiç alkollü araç kullanmadığı halde, sırf eski bir husumeti olan komşusuna iftira atmak amacıyla, komşusunun kimlik bilgilerini kullanarak 'Ben komşunuz X'im, az önce alkollü araç kullanarak kaza yaptım' diye polisi ararsa, bu durumda 'işlenmemiş' bir suçu (kaza yapma) uydurarak ve başkasının kimliğini kullanarak hem suç uydurma (TCK m. 271) hem de şartları varsa iftira (TCK m. 267) suçlarını işlemiş olur. İki suçun temel ayrım noktası, eylemin işlenmiş mi yoksa uydurulmuş bir suça mı ilişkin olduğudur.