Sanık, hakkında devam eden bir dolandırıcılık soruşturmasında, suça iştirak eden ve kimliği bilinen arkadaşını korumak için, olayı tamamen meçhul bir kişinin işlediğini söyleyerek suç uydurma suçunu (TCK m. 271) işlemiştir. Bu durumda sanık, aynı zamanda TCK m. 283'teki 'Suçluyu Kayırma' suçundan da cezalandırılabilir mi? İki suç arasındaki ilişkiyi tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #34843

Bu durumda 'farklı neviden fikri içtima' (TCK m. 44) kurallarının uygulanması gündeme gelebilir. Sanık, tek bir fiil (yalan beyanda bulunma) ile hem adliyeye karşı bir suç (Suç Uydurma) hem de suçluyu kayırmaya yönelik bir suç (Suçluyu Kayırma) işlemiştir. TCK m. 283 (Suçluyu Kayırma), hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmış bir kimsenin saklanmasına veya yakalanmamasına yönelik yardım ve kolaylık sağlamayı cezalandırır. Sanığın, gerçek failin kimliğini gizleyip meçhul bir kişiyi fail olarak göstermesi, dolaylı olarak gerçek suçlunun yakalanmamasına hizmet eden bir eylemdir. TCK m. 44'e göre, 'işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.' TCK m. 271'in cezası (üç yıla kadar hapis) ile TCK m. 283'ün temel halinin cezası (altı aydan beş yıla kadar hapis) karşılaştırıldığında, suçluyu kayırma suçunun cezasının üst sınırı daha ağırdır. Dolayısıyla, somut olayın özelliklerine göre fikri içtima koşullarının oluştuğu kabul edilirse, sanığın daha ağır cezayı gerektiren TCK m. 283'ten cezalandırılması gerekir.