5403 sayılı Kanun m. 14, büyük ova koruma alanlarındaki tarım arazilerinin 'hiçbir surette amacı dışında kullanılamayacağını' belirtmektedir. Bu hüküm, Anayasa'nın 35. maddesi ile korunan mülkiyet hakkına ve 46. maddesindeki kamulaştırma ilkesine aykırı mıdır? Bu mutlak yasağın anayasallığını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #34810

Bu hüküm, mülkiyet hakkına çok ciddi bir kısıtlama getirmektedir. Ancak bu kısıtlamanın anayasallığı 'kamu yararı' ve 'ölçülülük' ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Anayasa'nın 45. maddesi, Devlete 'tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek' görevini vermektedir. Büyük ovalar, ülkenin tarımsal üretim potansiyeli en yüksek ve stratejik öneme sahip alanlarıdır. Bu alanların korunmasında üstün bir kamu yararı olduğu açıktır. Dolayısıyla, bu alanlardaki tarım dışı yapılaşmayı mutlak olarak yasaklayan bir kuralın 'meşru bir amaca' hizmet ettiği söylenebilir. Anayasallık denetiminde kritik olan, bu mutlak yasağın 'ölçülü' olup olmadığıdır. Kısıtlamanın, mülkiyet hakkının özüne dokunmaması ve malike aşırı ve olağandışı bir külfet yüklememesi gerekir. Malik, arazisini tarımsal amaçla kullanmaya ve gelir elde etmeye devam edebildiği için, mülkiyet hakkının özüne dokunulmadığı savunulabilir. Ayrıca, Devletin bu arazileri kamulaştırma yetkisi devam etmektedir. Eğer Devlet, kamu yararı için bu araziye ihtiyaç duyarsa, bedelini ödeyerek kamulaştırabilir. Dolayısıyla, bu yasak, malikin mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldırmadığı, sadece kullanım şeklini tarımsal faaliyetle sınırladığı için, üstün kamu yararı karşısında ölçülü bir kısıtlama olarak değerlendirilebilir ve Anayasa'ya aykırı olmadığı savunulabilir.