Bir sanık, kendisini O. T. olarak tanıtarak M. K. tarafından tehdit edildiğini ihbar etmiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2013/5628 sayılı kararındaki karşı oyda, bu eylemin neden suç üstlenme (TCK m. 270) değil de suç uydurma (TCK m. 271) olduğu savunulmuştur? Karşı oy yazısının mantıksal argümanını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #34782

Karşı oy yazısının temel argümanı, suçların manevi unsuru (kast) ve maddi unsurlarının (fiil) doğru yorumlanması gerektiğidir. Karşı oya göre: 1) TCK m. 270'deki suç üstlenme suçunun oluşması için failin 'gerçeğe aykırı olarak bir suç işlediğini veya suça katıldığını' bildirmesi gerekir. Yani failin kendisini olayın 'faili' veya 'iştirak edeni' olarak göstermesi zorunludur. 2) Somut olayda sanık, bir suç işlediğini değil, tam tersine kendisinin bir suçun 'mağduru' olduğunu iddia etmektedir (kendisini O.T. yerine koyarak). 3) Sanığın kastı, bir suçu üstlenmek değil, işlenmemiş bir tehdit suçunu işlenmiş gibi göstererek adli makamları yanıltmaktır. Bu kast ve eylem, birebir TCK m. 271'deki suç uydurma suçunun tanımına uymaktadır. Sanığın kendisini başka bir isimle tanıtması, eylemin 'suç uydurma' niteliğini değiştirmez, sadece aldatma kabiliyetini artırır. Dolayısıyla karşı oya göre, failin kendisini 'fail' olarak değil, 'mağdur' olarak gösterdiği bir senaryoda suç üstlenmeden bahsedilemez; eylem net bir şekilde suç uydurmadır.