7068 sayılı Kanun m. 8/6-(ş) bendi uyarınca 'İffetsizliği bilinen veya anlaşılmış olan bir kimse ile bilerek evlenmek ya da evlilik bağını devam ettirmek' fiili meslekten çıkarma sebebi olarak düzenlenmiştir. Bu hükmün, Anayasa'nın 20. maddesi ile güvence altına alınan 'özel hayatın gizliliği' hakkı karşısındaki durumunu, kamu hizmetinin gerektirdiği 'mesleğin saygınlığı' ilkesiyle dengeleyerek hukuki olarak tartışınız.
Bu hüküm, özel hayatın gizliliği hakkı ile kamu hizmetinin gerektirdiği mesleki saygınlık ve güvenilirlik ilkesi arasında bir gerilim yaratmaktadır. Anayasa'nın 20. maddesi, herkesin özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğunu belirtir. Kolluk personelinin özel hayatı da bu güvence kapsamındadır. Ancak, kolluk hizmeti gibi kamu güvenliğini ve otoritesini temsil eden bir meslekte, personelin özel yaşamındaki bazı davranışlarının mesleğin saygınlığını zedeleyebileceği ve halkın kuruma olan güvenini sarsabileceği kabul edilmektedir. Hükmün uygulanabilmesi için, personelin eşinin 'iffetsizliğinin' somut delillerle 'bilinir veya anlaşılmış' olması ve personelin bu durumu 'bilerek' evliliği sürdürmesi gerekir. İdare Mahkemeleri ve Danıştay, bu tür davalarda Anayasal hakkı koruma eğilimindedir ve idarenin bu iddiayı çok somut, kesin ve mesleki hayata olumsuz yansıması kanıtlanmış delillerle ispatlamasını aramaktadır. Soyut iddialar veya dedikodularla bu cezanın verilmesi, özel hayatın gizliliğine ölçüsüz bir müdahale sayılarak iptal edilebilir. Denge, özel hayattaki davranışın mesleki itibarı ve görevin ifasını objektif olarak ve somut bir şekilde olumsuz etkileyip etkilemediği noktasında kurulmalıdır.