11.09.2018 tarihli ve 2018/5486 sayılı Yargıtay kararına göre, bir sanığın dolandırıcılık soruşturmasında kendisini de 'meçhul bir kişi tarafından kandırılmış gibi göstererek' şikayetçi olması neden TCK m. 271 kapsamındaki suç uydurma suçunu oluşturmamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #34753

Söz konusu Yargıtay 15. Ceza Dairesi kararında, sanığın bu beyanının 'savunma hakkı' kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sanık, kendisine yöneltilen dolandırıcılık suçlamasına karşı, kendisinin de bu olayın bir mağduru olduğunu, asıl failin meçhul bir kişi olduğunu ileri sürerek esasen kendisini aklamaya çalışmaktadır. Bu durumda sanığın birincil amacı, adli makamları yanıltmak için soyut bir suç uydurmak değil, kendi üzerine atılı suçtan kurtulmaktır. Yargıtay, bu tür beyanların, bir suç isnadından kurtulmaya yönelik olması nedeniyle savunma hakkının sınırları içinde kaldığını ve suç uydurma suçunun manevi unsurunun (bilerek ve isteyerek adliyeyi yanıltma kastı) oluşmadığını kabul etmiştir. Bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.