Sanığın, kendisinden aynı borca yönelik mükerrer tahsilat yapılmasını önlemek amacıyla, alacaklısına daha önce rızasıyla verdiği bir çeki 'çalındı' diye yetkili makamlara bildirmesi ve bu nedenle alacaklı hakkında hırsızlık soruşturması başlaması eylemi, iftira mı yoksa suç uydurma suçunu mu oluşturur? YCGK 2018/146 sayılı kararının bu konudaki gerekçesini analiz ediniz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/146 sayılı kararına göre bu eylem, suç uydurma (TCK m. 271) suçunu oluşturur. Kararın gerekçesi iki temel noktaya dayanmaktadır: 1) İftira suçunun (TCK m. 267) oluşumu için 'özel kast', yani failin, hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla hareket etmesi gerekir. Olayda sanığın temel amacı, mükerrer ödemeyi engellemektir; alacaklıya zarar verme veya hakkında soruşturma açtırma birincil amacı değildir. 2) İftira için isnadın 'belirli bir kimseyi' hedef alması gerekir. Hamiline yazılı bir çek, para gibi tedavül kabiliyetine sahip olduğundan, çeki bankaya ibraz edecek kişinin alacaklının kendisi olacağı kesin değildir. Sanık, çeki herhangi birinin ibraz edebileceğini öngörebilecek durumdadır. Bu nedenle, sanığın belirli bir kimseyi hedef almadığı kabul edilmiştir. Belirli bir kişi hedeflenmeden, işlenmemiş bir suçun (hırsızlık) ihbar edilmesi TCK m. 271'deki suç uydurma suçunun tanımına uymaktadır.