TCK m. 216'nın uygulanmasında 'aleniyet' unsurunun hukuki niteliği nedir? Failin iradesi dışında (örneğin gizli bir konuşmanın sızdırılmasıyla) ifadelerinin kamuoyuna yansıması durumunda aleniyet unsuru gerçekleşmiş sayılır mı?
TCK m. 216'nın her üç fıkrasında da aranan 'aleniyet', suçun 'maddi unsuru'dur. Aleniyetin gerçekleşmesi için, fiilin belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir bir şekilde işlenmesi yeterlidir. Ancak, aleniyetin de failin kastı kapsamında olması gerekir. Yani failin, fiilini aleni bir ortamda veya aleni hale gelecek şekilde bilerek ve isteyerek işlemesi gerekir. Metindeki yoruma göre, failin aleni olmayan bir ortamda (örneğin özel bir sohbette) sarf ettiği sözlerin, onun iradesi dışında üçüncü bir kişi tarafından sızdırılması veya ifşa edilmesi yoluyla kamuoyuna yansıması durumunda, fail açısından 'aleniyet' unsuru gerçekleşmiş sayılmaz ve TCK m. 216'dan sorumluluk doğmaz. Çünkü aleniyet, failin eyleminin bir parçası olarak onun iradesiyle oluşmamıştır.