TCK m. 216/1'de düzenlenen 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçunun oluşması için aranan 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması' şartı, suçun hukuki niteliğini nasıl etkiler? Bu şartın bir 'objektif cezalandırılabilme şartı' olarak kabul edilmesinin sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #34662

Bu şart, TCK m. 216/1'deki suçu bir 'somut tehlike suçu' haline getirir. Yani, failin tahrik edici fiili işlemesi tek başına suçun oluşumu için yeterli değildir; bu fiilin neticesinde kamu güvenliği için 'açık ve yakın bir tehlikenin' somut olarak ortaya çıkması gerekir. Bu tehlike, soyut bir ihtimal değil, belirginleşmiş ve fark edilebilir bir tehlike olmalıdır. Bu şartın bir 'objektif cezalandırılabilme şartı' olarak kabul edilmesi şu sonuçları doğurur: 1) Failin kastının bu tehlikeyi kapsaması gerekmez. Failin kastı sadece tahrik fiiline yönelik olmalıdır. 2) Bu şart gerçekleşmedikçe, failin eylemi TCK m. 216/1'e göre cezalandırılamaz. 3) Bu şart gerçekleşmediği için fiil cezalandırılamadığından, suç teşebbüse elverişli değildir. Yani 'tehlike ortaya çıkmadığı için teşebbüsten ceza verelim' denilemez.