Bir sanık, 156 Jandarma hattını arayarak kendisini başka bir isimle (O.T.) tanıtmış ve M.K. tarafından silahla tehdit edildiğini ihbar etmiştir. Bu eylem, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2013/5628 sayılı kararındaki çoğunluk ve karşı oy görüşlerine göre nasıl nitelendirilmelidir? 'Suç Üstlenme' (TCK m. 270) ile 'Suç Uydurma' (TCK m. 271) arasındaki farkı bu olay üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #34647

Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin çoğunluk görüşüne göre, sanığın eylemi TCK m. 270'de düzenlenen 'Suç Üstlenme' suçunu oluşturur. Çünkü sanık, işlenmemiş bir suçu (tehdit edilme) kendisinin mağduru olduğunu söyleyerek değil, kendisini O.T. olarak tanıtıp onun tarafından işlenmiş gibi bildirmiştir. Bu yorumda, 'kendisi tarafından işlendiğini bildirmek' ifadesi, failin kendisini olayın bir tarafı (fail veya mağdur) olarak göstermesi şeklinde geniş yorumlanmıştır. Karşı oy ise bu görüşe katılmamaktadır. Karşı oya göre, Suç Üstlenme suçunun oluşması için failin 'gerçeğe aykırı olarak bir suç işlediğini' bildirmesi gerekir. Olayda ise sanık bir suç işlediğini değil, kendisine karşı bir suç işlendiğini iddia etmektedir. Bu nedenle sanığın kastı suç üstlenmek değil, adli makamları yanıltarak suç uydurmaktır. Dolayısıyla karşı oya göre eylem TCK m. 271'deki Suç Uydurma suçunu oluşturur ve yerel mahkemenin bu yöndeki nitelemesi doğrudur. İki suç arasındaki fark, failin kendisini olayın 'faili' olarak mı gösterdiği (Suç Üstlenme) yoksa var olmayan bir suçu 'ihbar' mı ettiği (Suç Uydurma) noktasında düğümlenmektedir.