Bir dolandırıcılık suçunun mağduru olduğunu iddia eden sanık, polise verdiği ifadede, kendisini dolandıran meçhul kişiden şikayetçi olmuş ve savunma yapmıştır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2018/5486 sayılı kararına göre, bu durumda sanığın eylemi neden TCK m. 271 kapsamında Suç Uydurma suçu olarak nitelendirilmemiştir?
Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2018/5486 sayılı kararına göre, sanığın bu beyanı 'savunma hakkı' kapsamında değerlendirilmelidir. Suç Uydurma suçunun oluşabilmesi için, işlenmediği bilinen bir suçun, adli makamları gereksiz yere meşgul etmek amacıyla uydurulması gerekir. Olayda ise sanık, kendisine yöneltilen bir suçlama (dolandırıcılığa iştirak) karşısında, kendisinin de mağdur olduğunu ileri sürerek esasen bir savunma yapmaktadır. Sanığın amacının, işlenmemiş bir suçu uydurmaktan ziyade, üzerine atılı suçtan kurtulmak olduğu ve bu beyanların savunma hakkının sınırları içinde kaldığı kabul edilmiştir. Bu nedenle, suç uydurma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığına ve sanığın beraat etmesi gerektiğine karar verilmiştir.