TCK m. 271'deki Suç Uydurma suçu ile TCK m. 206'daki Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan suçu arasındaki temel farklar ve bu iki suçun bir arada işlenmesi durumunda hangi hükmün uygulanacağını 'özel normun önceliği' ilkesi çerçevesinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/224 sayılı kararını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #34640

TCK m. 206, genel olarak bir kamu görevlisine herhangi bir konuda yalan beyanda bulunarak resmi belge düzenlenmesine neden olmayı cezalandırır. TCK m. 271 ise özel olarak 'işlenmemiş bir suç' hakkında yalan beyanda bulunmayı (ihbar etmeyi) yaptırım altına alır. Yargıtay CGK 2018/224 sayılı kararına göre, işlenmemiş bir suçun yetkili makamlara ihbar edilmesi hem TCK m. 206 hem de TCK m. 271'in unsurlarını teorik olarak oluşturabilir. Ancak bu durumda, TCK m. 271, TCK m. 206'ya göre 'özel norm' niteliğindedir. 'Özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi uyarınca, faile sadece daha özel olan TCK m. 271 uygulanmalıdır. Aksi bir kabul, suç uydurma, yalan tanıklık gibi tüm yalan beyana dayalı özel suçların TCK m. 206 kapsamında eritilmesi gibi kanunun sistematiğine aykırı bir sonuca yol açardı.