Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/310 E. sayılı kararında, yerel mahkemenin ilk kararının Yargıtay tarafından 'eylemin doğrudan kasıtla adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu' gerekçesiyle bozulması, direnme kararında nasıl bir çelişki argümanına yol açmıştır?
Yerel Mahkeme, direnme gerekçesinde, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin daha önceki bozma ilamında eylemi 'doğrudan kastla kasten öldürmeye teşebbüs' olarak nitelediğini, mahkemenin bu bozmaya uyduğunu, ancak Daire'nin daha sonraki bozma ilamında aynı eylemi 'olası kastla yaralama' olarak nitelediğini belirtmiştir. Mahkeme, ikinci bozmaya uyulması halinde iki Yargıtay kararı arasında çelişki doğacağını ve kendi kanaatinin de eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olduğu yönünde olduğunu belirterek direnmiştir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr, 'Farklı Neviden Fikri İçtima')