Adli arama tedbirinin ön şartlarından olan 'gecikmesinde sakınca bulunan hal' kavramı, arama tedbirinin gerekliliğiyle mi, yoksa arama kararını verecek olan yetkili merciin belirlenmesiyle mi daha çok ilgilidir?
Makalede (Hakkında İstihbari Bilgi Bulunan Kişinin Üstü Önleme Araması ile Aranabilir mi?) yer alan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (2022/140 K.) görüşüne göre, bu kavram daha çok 'arama kararını verecek olan yetkili merciin belirlenmesiyle' ilgilidir. Anayasa m.20 ve m.21'deki düzenlemeler, arama için kural olarak hâkim kararını şart koşar. 'Gecikmesinde sakınca bulunan hal' ise bu kuralın bir istisnası olarak, hâkime ulaşılamayacak acil durumlarda, kanunla yetkili kılınmış diğer mercilerin (Cumhuriyet savcısı veya kolluk amiri) yazılı emirle arama yapmasına imkan tanır. Yani bu kavram, arama tedbirinin kendisine başvurulmasının bir ön şartı olmaktan çok, kararı kimin vereceğiyle ilgili bir yetki ve usul kuralıdır. Arama tedbirinin gerekliliğini belirleyen asıl ön şart ise 'makul şüphe'nin varlığıdır.