765 sayılı mülga TCK döneminde 'aynı neviden' ve 'farklı neviden' fikri içtima arasında bir ayrım yapılmamasının, 5237 sayılı TCK'daki düzenlemeye göre ne gibi bir sonucu vardı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #33776

Makalede (Farklı Neviden Fikri İçtima) bu ayrıma değinilmiştir. 765 sayılı TCK'nın 79. maddesi, her iki fikri içtima türünü de tek bir kurala bağlıyordu: Fail, işlediği suçlardan en ağır olanından cezalandırılırdı. 5237 sayılı TCK ise bu iki durumu ayırmış ve farklı sonuçlara bağlamıştır. Bu ayrımın en önemli sonucu, TCK m.43/3'te kasten öldürme, kasten yaralama gibi suçlar için getirilen istisna kuralında ortaya çıkar. Bu istisna, 'aynı neviden fikri içtima' (TCK m.43/2) için geçerlidir ve bu suçlarda mağdur sayısınca ceza verilmesini öngörür. Ancak 'farklı neviden fikri içtima' (TCK m.44) için böyle bir istisna yoktur. Eğer 765 sayılı TCK'daki gibi bir birleşik düzenleme olsaydı, bu istisnanın her iki durum için de geçerli olup olmadığı tartışmalı olabilirdi. 5237 sayılı TCK'daki bu ayrım, kanun koyucunun bu istisnayı bilinçli olarak sadece aynı neviden fikri içtima ile sınırlı tuttuğunu göstermektedir.