Bireysel başvuruya konu olan bir uyuşmazlıkta, AYM veya İHAM'ın, benzer başvuruları farklı zamanlarda karara bağlaması veya kamuoyunca 'önemli' görülen bir başvuruyu uzun süre bekletmesi, hangi hakkın ihlali tartışmalarına yol açmaktadır?
Makalede (Bireysel Başvuru Yollarının Güncel Sorunları), bu durumun çeşitli eleştirilere ve hak ihlali tartışmalarına yol açtığı belirtilmektedir. Öncelikle, bu durum mahkemelerin 'seçmece' kararlar verdiği veya 'siyasi konjonktürden etkilendiği' eleştirilerine neden olarak, yargıya ve mahkemelere duyulan 'güveni' zedelemektedir. Hukuki olarak ise, benzer durumdaki kişilere farklı muamele yapılması 'eşitlik ilkesi'ne aykırılık tartışmalarını gündeme getirebilir. Ayrıca, acil bir tedbir gerektiren veya önemli bir hukuki sorunu içeren bir başvurunun makul olmayan bir süre bekletilmesi, başvurucunun 'makul sürede yargılanma hakkı'nın ve 'etkili başvuru hakkı'nın ihlali olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle makalede, mahkemelerin öncelik politikalarını şeffaf bir şekilde açıklamaları ve tutarlı bir şekilde uygulamaları gerektiği vurgulanmaktadır.