Bir sanık hakkında, hem VUK m. 359/b 'sahte belge kullanma' suçundan hem de TCK m. 204 'resmi belgede sahtecilik' suçundan (örneğin, sahte vergi dairesi mührü kullanarak) iki ayrı iddianame ile dava açılmıştır. Fiiller, tek bir vergi kaçırma eylemi bütünlüğü içindedir. Bu durumda mahkeme, her iki suçtan ayrı ayrı mı ceza verir, yoksa TCK m. 42 (Bileşik Suç) veya TCK m. 44 (Fikri İçtima) kurallarını mı uygular? VUK'un özel kanun olmasının bu duruma etkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337360

Bu durumda, kural olarak 'fikri içtima' (TCK m. 44) hükümlerinin uygulanması gerekir. VUK m. 359/b'deki suç, TCK m. 204'e göre 'özel norm' niteliğindedir. Ancak somut olayda, fail sadece sahte fatura kullanmakla kalmamış, aynı zamanda bu süreci desteklemek için bir resmi belge (vergi dairesi mührü) de sahte olarak üretmiştir. Bu iki eylem (sahte fatura kullanma ve sahte mühür üretme), tek bir 'vergi kaçırma' fiilinin icrası kapsamında işlenmiştir. Failin tek bir amacı ve fiil bütünlüğü vardır. Bu durumda, işlediği 'tek bir fiil' ile hem özel kanundaki (VUK m. 359/b) hem de genel kanundaki (TCK m. 204) iki farklı suçu oluşturmuştur. TCK m. 44, bu durumda faile sadece daha ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verileceğini öngörür. Mahkeme, VUK m. 359/b'nin ceza üst sınırı (8 yıl) ile TCK m. 204/1'in ceza üst sınırını (5 yıl) karşılaştıracaktır. Somut olayda sahte belge kullanma suçunun cezası daha ağır olduğu için, sanığa sadece VUK m. 359/b'den ceza verilir. Resmi belgede sahtecilik eylemi, bu suçun içinde erimiş sayılır. Bu durum, TCK m. 42'deki bileşik suç değildir, çünkü resmi belgede sahtecilik, VUK'taki suçun yasal bir unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni değildir. Farklı kanunlardaki iki ayrı suçun, tek bir fiille işlenmesi söz konusudur ki bu da fikri içtimanın tipik bir örneğidir.