Bir sanık, mağdura iftira atmış, ancak daha sonra bu iftirasından dönerek etkin pişmanlık göstermiştir. Mahkeme, sanığın etkin pişmanlık indiriminden yararlanmasına karar vermiştir. Mağdur, iftira nedeniyle uğradığı manevi zarar için, ceza davası devam ederken veya bittikten sonra, hukuk mahkemesinde tazminat davası açabilir mi? Sanığın 'etkin pişmanlık' göstermesi, mağdurun tazminat hakkını ortadan kaldırır mı veya miktarını etkiler mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337350

Evet, mağdur tazminat davası açabilir. Sanığın etkin pişmanlık göstermesi, mağdurun tazminat hakkını ortadan kaldırmaz, ancak miktarını etkileyebilir. İki kurum arasındaki ilişki şöyledir: - Tazminat Hakkı Devam Eder: Etkin pişmanlık, ceza hukuku alanına ait bir kurumdur ve sadece faile verilecek 'ceza' üzerinde bir indirim etkisi yaratır. Bu, sanığın işlediği 'haksız fiil'i (iftira) ve bu fiilin mağdur üzerinde yarattığı 'manevi zararı' (elem, keder, itibar kaybı) ortadan kaldırmaz. Mağdurun, haksız fiil nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteme hakkı, Borçlar Kanunu'ndan kaynaklanan bağımsız bir haktır ve ceza davasının sonucundan (indirim alıp almaması) etkilenmez. Dolayısıyla, mağdur her zaman tazminat davası açabilir. - Miktara Etkisi: Ancak, sanığın etkin pişmanlık göstermesi, hukuk hakiminin takdir edeceği 'manevi tazminatın miktarını' belirlemede önemli bir kriter olarak dikkate alınır. Hukuk hakimi, tazminat miktarını belirlerken, olayın özelliklerinin yanı sıra, tarafların kusur durumunu ve davranışlarını da göz önünde bulundurur. Sanığın, iftirasından dönerek, mağdurun daha fazla zarar görmesini önlemesi, onun üzerindeki lekeyi temizlemeye çalışması, 'zararı azaltıcı' bir davranış olarak kabul edilir. Bu durum, sanığın kusurunun ağırlığını bir miktar azalttığı için, hakim, etkin pişmanlık göstermeyen bir faile göre daha düşük bir manevi tazminata hükmedebilir. Yani, etkin pişmanlık hakkı ortadan kaldırmaz, ancak tazminatın miktarında bir indirim nedeni olarak değerlendirilebilir.