VUK m. 359/b uyarınca 'sahte belge kullanma' suçundan yargılanan bir sanık, kullandığı faturaları düzenleyen şirketin yetkilisi olan A kişisini 'tanık' olarak dinletmek istemiştir. A kişisi, aynı zamanda başka bir mahkemede bu faturaları 'düzenlemek' suçundan sanık olarak yargılanmaktadır. Mahkeme, A kişisini tanık olarak dinleyebilir mi? Bu durumu, CMK m. 45'teki 'tanıklıktan çekinme hakkı' ve CMK m. 48'deki 'kendini veya yakınlarını suçlayıcı beyanda bulunmaktan çekinme hakkı' açısından analiz ediniz.
Evet, mahkeme A kişisini tanık olarak dinleyebilir, ancak bu tanıklık özel usullere tabidir. Süreç şu şekilde işlemelidir: 1) Tanık Olarak Dinlenebilirlik: Bir kişinin başka bir davada sanık olması, diğer bir davada tanık olarak dinlenmesine engel değildir. Mahkeme, sanığın talebi üzerine A kişisini tanık olarak duruşmaya çağırmalıdır. 2) Çekinme Haklarının Hatırlatılması: Duruşmada, tanık A'ya yemin teklif edilmeden önce, hakim CMK m. 48 uyarınca, 'vereceği cevapların kendisini veya yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olması halinde, bu sorulara cevap vermekten çekinebileceğini' açıkça hatırlatmak zorundadır. Bu, 'nemo tenetur se ipsum accusare' (hiç kimse kendini suçlamak zorunda değildir) ilkesinin bir gereğidir. 3) Tanıklığın Sınırları: A kişisi, sanıkla arasındaki ticari ilişkiye veya faturaların genel niteliğine ilişkin, kendisini doğrudan suçlamayan sorulara cevap vermek zorundadır. Ancak, 'Bu faturaları siz mi sahte olarak düzenlediniz?' veya 'Bu faturaların sahte olduğunu biliyor muydunuz?' gibi, kendi sanık olduğu davanın temelini oluşturan ve ikrar niteliği taşıyacak sorulara, CMK m. 48'deki hakkını kullanarak cevap vermekten çekinebilir. Eğer tanıklıktan tamamen çekinirse (CMK m. 45), bunun için geçerli bir neden (sanığın yakını olmak vb.) göstermelidir. Sadece başka bir davada sanık olmak, tanıklıktan tamamen çekinme hakkı vermez; sadece suçlayıcı sorulara cevap vermeme hakkı verir. Mahkeme, bu hassas dengeyi gözeterek tanığın beyanını almalıdır.