4483 sayılı Kanun'a göre soruşturma izni, 'memurun görevi sebebiyle işlediği suçlar' için gereklidir. Bir polis memuru, görev sırasında, kendisine direnen bir şüpheliyi yakalamak için 'zor kullanma yetkisi'ni (PVSK m. 16) aşarak, şüphelinin kasten yaralanmasına neden olmuştur. Bu eylem, 'görevi sebebiyle işlenen suç' kapsamında mıdır ve soruşturma izni gerektirir mi? 'Zor kullanma yetkisinde sınırın aşılması' fiilinin hukuki niteliğini bu bağlamda analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337341

Evet, bu eylem 'görevi sebebiyle işlenen suç' kapsamındadır ve soruşturma izni gerektirir. Bu durum, memurun görevle ilgisiz kişisel bir suç işlemesinden farklıdır. 'Zor kullanma yetkisi', polisin kamu görevinden kaynaklanan ve kanunla kendisine verilmiş bir yetkidir. Polis, bu eylemi, görevini (şüpheliyi yakalama) yerine getirmek amacıyla yapmaktadır. Eylem ile görev arasında doğrudan ve kopmaz bir nedensellik bağı vardır. 'Zor kullanma yetkisinde sınırın aşılması' (TCK m. 256), zaten görevin ifası sırasında işlenebilen, tipik bir görev suçudur. Eylemin, TCK'daki kasten yaralama suçunun unsurlarını oluşturması, onun aynı zamanda bir görev suçu olduğu gerçeğini değiştirmez. Memur, kişisel bir nedenle değil, görevinin bir gereği olarak başladığı bir eylemde sınırı aşmıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı da bu yöndedir. Görevin ifası sırasında, kanunun verdiği bir yetkinin kullanılması esnasında sınırın aşılması suretiyle işlenen suçlar (kasten yaralama, taksirle öldürme vb.), 'görevi sebebiyle' işlenmiş sayılır ve 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma iznine tabidir. Aksi yorum, güvenlik güçlerinin görevlerini ifa ederken orantılı güç kullanma konusundaki tereddütlerini artırabilir. İzin mekanizması, bu tür durumlarda eylemin keyfi mi, yoksa görev gereği sınırın aşılması mı olduğunun idari bir ön denetimden geçirilmesini amaçlar.