Bir sanık hakkında, TCK m. 89/1 uyarınca taksirle yaralama suçundan 6 ay hapis cezasına hükmedilmiş ve bu ceza, TCK m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilmiştir. Sanık, adli para cezasını ödemediği için, bu ceza Cumhuriyet savcısının kararıyla yeniden hapse çevrilerek infaz edilmiştir (5275 sayılı Kanun m. 106/3). Sanık, bu infazdan sonra, aynı eylem nedeniyle tekrar yargılanırsa, 'ne bis in idem' ilkesi açısından 'cezasını çekmiş' sayılır mı? Adli para cezasının ödenmemesi üzerine infaz edilen hapis, ilk hükmedilen hapis cezasıyla aynı hukuki nitelikte midir?
Evet, sanık cezasını çekmiş sayılır ve 'ne bis in idem' ilkesi gereği aynı fiilden tekrar yargılanamaz. Adli para cezasının ödenmemesi üzerine, 5275 sayılı Kanun m. 106/3 uyarınca uygulanan 'hapis', bir 'tazyik hapsi' veya 'disiplin hapsi' değil, en başta hükmedilen ve para cezasına çevrilen 'hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı' niteliğindedir. Süreç şu şekildedir: Mahkeme, temel olarak bir hapis cezasına (6 ay) hükmetmiş, ancak bunu sanık lehine bir bireyselleştirme aracı olan adli para cezasına çevirmiştir. Sanık, bu para cezasını ödemeyerek, kendisine tanınan bu lehe imkanı ortadan kaldırmıştır. Bu durumda kanun, sistemin yaptırım gücünü korumak için, cezanın asli niteliği olan 'hapis cezasına' geri dönülmesini ve bunun infaz edilmesini öngörmektedir. İnfaz edilen bu hapis, ilk kararda verilen hapis cezasının kendisidir. Dolayısıyla, sanık bu süreyi cezaevinde geçirdiğinde, o suçtan dolayı devletin kendisi üzerindeki cezalandırma hakkı tükenmiş olur. Hüküm infaz edilerek kesinleşmiş ve sonuçlarını doğurmuştur. Bu aşamadan sonra, aynı fiil nedeniyle sanık hakkında yeni bir dava açılması veya yargılama yapılması, 'ne bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılanmama) ilkesinin açık bir ihlali olur.