HMK m. 193/1, tarafların kanunda 'belirli delillerle ispatı öngörülmeyen' vakıaların, 'sadece belirli delil veya delillerle ispatını' kabul edebileceklerini belirtir. Bu, bir 'münhasır delil sözleşmesi'dir. Taraflar, bir kira sözleşmesinde, 'kiracının, kira borcunu ödediğini, sadece banka dekontu veya yazılı ibraname ile ispat edebileceğini, bu konuda tanık dinletemeyeceğini' kararlaştırmışlardır. Bu delil sözleşmesi, kiracının HMK m. 202'deki 'yazılı delil başlangıcı' veya HMK m. 203'teki 'yakın hısımlar arasındaki işlemler' gibi tanıkla ispat imkanlarını ortadan kaldırır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337336

Evet, geçerli bir münhasır delil sözleşmesi, kanunun tanıdığı bu istisnai tanıkla ispat imkanlarını ortadan kaldırır. HMK'da tanıkla ispat yasağının istisnaları (yazılı delil başlangıcı, manevi imkansızlık, hile vb.), tarafların bu konuda bir anlaşma yapmadığı, yani genel kuralların geçerli olduğu durumlar için öngörülmüştür. Delil sözleşmesi ise, tarafların, kanunun bu genel ispat rejiminden ayrılarak, kendilerine özgü bir 'ispat rejimi' yaratma iradesidir. Taraflar, aralarındaki hukuki ilişkinin hassasiyetini veya gelecekteki olası uyuşmazlıkları öngörerek, ispat konusunda daha katı ve belirli kurallar getirmeyi tercih edebilirler. 'Sadece banka dekontu veya yazılı ibraname ile ispat' edileceğine dair bir anlaşma, HMK m. 193/1'e uygun, açık bir münhasır delil sözleşmesidir. Bu sözleşme, taraflardan birinin ispat hakkını imkansız kılmadığı veya fevkalade güçleştirmediği sürece (ki ödemenin banka yoluyla yapılması günümüzde makul bir beklentidir) geçerlidir. Geçerli olduğu için de, hem tarafları hem de mahkemeyi bağlar. Bu durumda kiracı, kira borcunu ödediğini, elinde bir banka dekontu veya yazılı ibraname olmadan, başka bir yazılı delil başlangıcına (örneğin bir SMS mesajına) dayanarak veya 'aramızda güven ilişkisi vardı' diyerek tanıkla ispat edemez. Çünkü taraflar, bu ispat yöntemlerini kendi iradeleriyle sözleşme dışında bırakmışlardır.