Bir memur, göreviyle ilgili bir suç işlediği iddiasıyla hakkında 4483 sayılı Kanun uyarınca ön inceleme yapılırken, ön incelemeci tarafından ifadesi alınmıştır. Daha sonra soruşturma izni verilmiş ve dosya Cumhuriyet savcısına intikal etmiştir. Savcı, memurun ön incelemede verdiği ifadeyi, CMK anlamında 'şüpheli ifadesi' olarak kabul edip, bu ifadeye dayanarak doğrudan iddianame düzenleyebilir mi? Yoksa savcının, CMK usulüne göre memuru yeniden 'şüpheli' sıfatıyla davet edip ifadesini alması zorunlu mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337335

Savcının, CMK usulüne göre memuru yeniden 'şüpheli' sıfatıyla davet edip ifadesini alması zorunludur. Ön inceleme sırasında verilen ifade, bir 'idari soruşturma' işlemi olup, CMK anlamında bir 'şüpheli ifadesi' değildir. İki ifade arasında temel farklar vardır: 1) Alan Makam ve Usul: Ön incelemedeki ifade, bir müfettiş veya idari görevli tarafından, idari usullere göre alınır. Ceza soruşturmasındaki ifade ise, Cumhuriyet savcısı veya kolluk tarafından, CMK'da belirtilen katı güvenceler (müdafi hakkının hatırlatılması, susma hakkı, lekelenmeme hakkı vb. - CMK m. 147) altında alınır. Her ne kadar ön incelemede de bu hakların hatırlatılması gerekse de, ifadenin hukuki niteliği ve sonuçları farklıdır. 2) Sıfat: Ön incelemede ifade veren kişi, 'hakkında inceleme yapılan memur'dur. Ceza soruşturmasında ise 'şüpheli'dir. Bu sıfatlar farklı hukuki statüleri ve hakları ifade eder. 3) Amaç: Ön incelemenin amacı, soruşturma izni verilip verilmeyeceğine karar vermek için idari makama bilgi sunmaktır. Ceza soruşturmasının amacı ise, kamu davası açılması için yeterli şüphe olup olmadığını tespit etmektir. Soruşturma izni verildikten sonra, dosya idari niteliğini kaybeder ve tam bir ceza soruşturmasına dönüşür. Savcı, bu yeni evrede, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'doğrudanlık' (vasıtasızlık) gereği, şüpheliyle bizzat temas kurmalı ve CMK'daki tüm güvenceleri sağlayarak onun ifadesini almalıdır. Ön incelemedeki ifadeyi, dosyada bir 'belge' veya 'delil başlangıcı' olarak değerlendirebilir, ancak bu ifadeyi CMK'ya göre alınmış bir şüpheli ifadesi yerine koyarak iddianame düzenleyemez. Aksi takdirde, şüphelinin savunma hakkı kısıtlanmış olur.