VUK m. 359/b uyarınca yargılanan bir sanık, vergi inceleme raporunda kendisi hakkında 'sahte belge düzenlediği ve kullandığı' yönünde tespitler olmasına rağmen, Cumhuriyet savcısının sadece 'sahte belge kullanma' suçundan iddianame düzenlediğini, 'düzenleme' suçundan dava açmadığını fark etmiştir. Yargılama sırasında, sanığın aynı zamanda 'düzenleyici' olduğuna dair yeni deliller ortaya çıkmıştır. Mahkeme, CMK m. 225 uyarınca, hakkında dava açılmamış olan 'düzenleme' suçundan da sanığa ceza verebilir mi? Yoksa savcılığın 'iddianameyi genişletmesi' veya 'yeni bir dava' açması mı gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337333

Hayır, mahkeme dava açılmamış olan 'düzenleme' suçundan ceza veremez. Bu durum, CMK m. 225'teki 'davasız yargılama olmaz' (non ultra petita) ilkesinin tipik bir örneğidir. VUK m. 359/b'de 'sahte belge düzenleme' ve 'sahte belge kullanma' eylemleri, seçimlik hareketli tek bir suçu oluştursa da, bir sanığın hangi eylemden sorumlu tutulacağı iddianamede açıkça belirtilmelidir. Savcı, elindeki delillere göre sanığın sadece 'kullanıcı' olduğuna kanaat getirmiş ve iddianameyi bu fiil üzerine kurmuştur. Bu, yargılamanın 'konusunu' ve 'sınırlarını' belirler. Mahkeme, yargılama sırasında sanığın aynı zamanda 'düzenleyici' olduğuna dair delillere ulaşsa bile, bu 'yeni fiil' hakkında açılmış bir kamu davası olmadığı için, bu fiilden dolayı hüküm kuramaz. Bu, suç vasfının değişmesi (CMK m. 226) değildir; çünkü 'kullanma' fiilinin vasfı değişmemekte, yanına 'yeni ve bağımsız bir fiil' (düzenleme) eklenmektedir. Bu durumda mahkemenin yapması gereken, ortaya çıkan yeni suç (düzenleme fiili) ile ilgili olarak, gereğinin takdiri için Cumhuriyet Başsavcılığı'na 'suç duyurusunda' bulunmaktır. Savcılık, bu yeni fiil için ayrı bir soruşturma yapar ve yeterli delil bulursa yeni bir iddianame ile ek bir dava açar. Mahkeme, bu yeni davanın mevcut davayla birleştirilmesine karar vererek yargılamaya devam edebilir. Aksi takdirde, dava açılmayan bir fiilden hüküm kurulması, mutlak bir bozma nedenidir.