Yargıtay 17. HD 2019/2082 K. sayılı kararında, dava dilekçesinde talep edilmeyen bir alacak kaleminin (kazanç kaybı), 'kısmi ıslah' yoluyla davaya dahil edilemeyeceği, bunun ek dava olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu içtihadı, HMK m. 176'daki 'taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir' hükmünün lafzıyla karşılaştırınız. Kanunun bu geniş ifadesine rağmen, Yargıtay'ın 'yeni bir talep eklemeyi' kısmi ıslahın kapsamı dışında tutmasının ardındaki hukuki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337329

Yargıtay'ın bu yerleşik içtihadının ardındaki hukuki mantık, 'ıslah' kurumunun doğası ve 'davanın genişletilmesi yasağı' (HMK m. 141) ile olan ilişkisidir. HMK m. 176'daki 'yapmış olduğu usul işlemlerini... ıslah edebilir' ifadesi, 'mevcut' bir usul işleminin düzeltilmesi olarak yorumlanmaktadır. - Kısmi Islahın Doğası: Kısmi ıslah, dava dilekçesinde 'var olan' bir talebin miktarının artırılması veya niteliğinin (örneğin, alacak davasının terditli hale getirilmesi) değiştirilmesi gibi, mevcut dava çerçevesindeki bir 'düzeltme' işlemidir. Burada, ıslah edilecek bir 'ilk işlem' vardır. - Yeni Talep Ekleme: Dava dilekçesinde hiç talep edilmemiş yeni bir alacak kalemini (kazanç kaybı) davaya sokmak, mevcut bir işlemi 'düzeltmek' değil, sıfırdan 'yeni bir talep yaratmak'tır. Bu, davanın konusunu genişletmektir. Yargıtay, bu tür bir genişletmenin, ıslahın 'düzeltme' fonksiyonunu aştığı ve HMK m. 141'deki yasağı dolanmak anlamına geleceği görüşündedir. Eğer her türlü yeni talep kısmi ıslahla eklenebilseydi, davacılar eksik bir dava açıp, yargılamanın herhangi bir aşamasında istedikleri yeni talepleri ekleyerek davayı sürekli genişletebilirlerdi. Bu, davalının savunma hakkını hazırlar ve yargılamanın sınırlarını belirsizleştirirdi. Bu nedenle Yargıtay, yeni ve bağımsız bir talep eklenmesini 'kısmi ıslah'ın kapsamı dışında tutmakta, bunun ancak ya 'tamamen ıslah' (HMK m. 180) yoluyla (dava baştan yazılarak) ya da usulüne uygun bir 'ek dava' (HMK m. 119) açılarak yapılabileceğini belirtmektedir. Bu, davanın sınırlarının korunması ve savunma hakkının güvence altına alınması amacına hizmet eden bir yorumdur.