HMK m. 193'te düzenlenen delil sözleşmesi, HMK m. 189/4'teki 'Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.' hükmünü bertaraf edebilir mi? Taraflar, bir sözleşmede, 'hukuka aykırı olarak elde edilmiş ses kayıtlarının dahi bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul edileceğini' kararlaştırabilirler mi?
Hayır, böyle bir delil sözleşmesi yapılamaz ve yapılmışsa dahi kesin olarak geçersizdir. HMK m. 189/4'teki 'hukuka aykırı delilleri değerlendirme yasağı', adil yargılanma hakkının ve temel hak ve özgürlüklerin (özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği vb.) korunmasına hizmet eden, 'kamu düzenine' ilişkin emredici bir kuraldır. Tarafların, sözleşme serbestisine dayanarak, anayasal güvence altındaki temel hakları ihlal etme veya bu ihlalleri meşrulaştırma konusunda anlaşmaları mümkün değildir. Bir delil sözleşmesi, sadece kanunun izin verdiği delillerin kullanım şeklini veya ispat rejimini düzenleyebilir; kanunun 'kullanılmasını mutlak olarak yasakladığı' bir şeyi meşru hale getiremez. Tarafların, hukuka aykırı elde edilmiş bir delilin kullanılmasına rıza göstermeleri, o delilin hukuka aykırı niteliğini ortadan kaldırmaz. Mahkeme, tarafların bu yöndeki anlaşmasına rağmen, HMK m. 189/4'ü re'sen uygulamak ve hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan delili (ses kaydı vb.) değerlendirme dışı bırakmak zorundadır. Bu, adil yargılanma hakkının vazgeçilmez bir gereğidir.