Yargıtay 14. HD 2016/9283 K. sayılı kararında, 'terekenin tespiti' davası olarak açılan bir davanın, ıslah yoluyla 'mirasta iade' (tenkis) davasına dönüştürülmesinin mümkün olduğu ve bu durumda mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kararı, HMK m. 180'in (tamamen ıslah) ve HMK m. 1'in (mahkemelerin görevi) etkileşimi açısından analiz ediniz. Tamamen ıslah, bir davanın görevli mahkemesini değiştirebilir mi?
Evet, tamamen ıslah bir davanın görevli mahkemesini değiştirebilir ve bu durumda mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekir. Süreç şu şekilde işler: 1) İlk Dava ve Görev: 'Terekenin tespiti' davası, HMK m. 4/1-ç uyarınca, çekişmesiz bir yargı işi olup, 'Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevine girer. Davacı, davayı doğru mahkemede (Sulh Hukuk) açmıştır. 2) Davanın Tamamen Islahı: Davacı, HMK m. 180 uyarınca davasını 'tamamen ıslah' ederek, talebini çekişmeli bir yargı işi olan 'mirasta iade (tenkis)' davasına dönüştürmüştür. Tamamen ıslahla birlikte, ilk dava (tereke tespiti) hukuken ortadan kalkmış, yerine yeni bir dava (tenkis) ikame edilmiştir. 3) Yeni Davanın Görevi: Tenkis davası, bir alacak ve malvarlığı hakkına ilişkin dava olup, HMK m. 2 uyarınca 'Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevine girer. 4) Mahkemenin Tutumu: Islahla birlikte, Sulh Hukuk Mahkemesi'nin önündeki dava artık kendi görev alanına girmeyen bir davaya dönüşmüştür. Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır (HMK m. 1). Bu nedenle, Sulh Hukuk Mahkemesi, ıslah talebini kabul ettikten sonra, davanın yeni haline göre 'görevsiz' olduğunu tespit ederek, HMK m. 20 uyarınca 'görevsizlik kararı' vermeli ve dosyayı görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne göndermelidir. Yargıtay'ın kararı da bu usuli süreci teyit etmektedir. Islah yoluyla talebin değiştirilmesi, davanın niteliğini ve dolayısıyla görevli mahkemeyi değiştirebilir.