CMK m. 149/1, sanığın 'bir veya birden fazla' müdafi yardımından yararlanabileceğini belirtir. Sanığın iki ayrı müdafii bulunmaktadır ve bu müdafiler birbirlerinden habersiz olarak, aynı karar için, temyiz süresinin farklı günlerinde (biri 3. gün, diğeri 10. gün) iki ayrı temyiz dilekçesi vermişlerdir. Bu durumda, temyiz süresi hangi dilekçeye göre hesaplanır? İlk dilekçenin verilmesi, temyiz hakkını tüketir mi ve ikinci dilekçeyi geçersiz kılar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337303

Bu durumda, süresi içinde verilmiş olan her iki dilekçe de geçerlidir ve temyiz incelemesi her iki dilekçedeki sebepler de dikkate alınarak yapılır. Temyiz hakkı, 'sanık' adına kullanılan bir haktır. Sanığın birden fazla müdafii olması, onun savunma hakkını genişleten bir durumdur; daraltan değil. Her müdafi, sanığı temsil etme yetkisine sahiptir ve yasal süre içinde kanun yoluna başvurabilir. İlk müdafiin sürenin 3. gününde dilekçe vermesi, sanığın temyiz hakkını tüketmez. Bu, sadece o müdafiin kendi başvurusunu yaptığı anlamına gelir. Diğer müdafi, yasal temyiz süresi (genellikle 15 gün) sona ermediği sürece, farklı veya ek gerekçelerle yeni bir temyiz dilekçesi verme hakkına sahiptir. Yargıtay, dosyayı incelerken, süresi içinde verilmiş tüm temyiz dilekçelerini bir bütün olarak ele alır ve her birinde ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarını değerlendirir. Temyiz süresini kaçıran ise sadece, sürenin son gününden sonra dilekçe veren müdafi olur. Özetle, ilk dilekçe hakkı tüketmez; yasal süre içinde her müdafi bağımsız olarak veya birlikte bu hakkı kullanabilir.