Bir sanık, mağdura iftira atmış, ancak daha sonra savcılığa giderek iftirasından dönmüş ve TCK m. 269/2'deki etkin pişmanlık şartlarını yerine getirmiştir. Mahkeme, bu sanık hakkında hüküm kurarken, TCK m. 51'deki 'hapis cezasının ertelenmesi' veya CMK m. 231'deki 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' (HAGB) kurumlarını uygulayabilir mi? Sanığın etkin pişmanlık göstermiş olması, bu kurumların uygulanması için aranan 'tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat' oluşmasına nasıl bir etki eder?
Evet, mahkeme bu kurumları uygulayabilir. Etkin pişmanlık indirimi ile cezanın ertelenmesi veya HAGB kurumları, birbirini dışlayan değil, birbirini takip edebilen farklı ceza hukuku kurumlarıdır. Mahkeme, önce TCK m. 269/2 uyarınca sanığın cezasında zorunlu olan 3/4'lük indirimi yapar. Ortaya çıkan sonuç ceza, eğer HAGB için 2 yıl veya ertelenme için 2 yıl (kasıtlı suçlarda) sınırının altındaysa, mahkeme bu kurumların uygulanıp uygulanmayacağını ayrıca değerlendirmek zorundadır. Sanığın etkin pişmanlık göstermiş olması, HAGB ve erteleme için aranan 'sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşması' şartı açısından çok önemli ve 'güçlü bir lehe delil'dir. İşlediği suçun haksızlığını anlayarak, adaletin tecellisine yardımcı olan ve mağdurun daha fazla zarar görmesini önleyen bir sanığın, gelecekte de suçtan uzak duracağı yönünde olumlu bir kanaat oluşması daha olasıdır. Yani, etkin pişmanlık, hakimin bu sübjektif kanaati oluşturmasını kolaylaştıran somut bir veridir. Ancak bu, otomatik bir sonuç doğurmaz. Hakim, sanığın sabıka durumu, kişiliği, yargılama sürecindeki diğer tutumları gibi tüm unsurları birlikte değerlendirerek nihai kararını verir. Fakat etkin pişmanlık göstermiş bir sanık hakkında, çok özel bir gerekçe olmadıkça, HAGB veya erteleme uygulanmaması, kararın gerekçesiz veya yetersiz gerekçeli olması nedeniyle bozma nedeni olabilir.