HMK m. 180, davasını tamamen ıslah eden davacının yeni bir dilekçe vermemesi halinde 'ıslah hakkı kullanılmış sayılır' der. Bu hüküm, HMK m. 177/2'de yer alan ve 2020 değişikliği ile eklenen 'Ancak, karşı tarafın açık veya zımni muvafakatiyle ıslah hakkı bir daha kullanılabilir.' kuralı ile nasıl bir etkileşim içindedir? Tamamen ıslah beyanında bulunup dilekçe vermeyerek hakkını tüketen bir davacı, daha sonra karşı tarafın rızasıyla yeniden ıslah yapabilir mi?
Evet, yapabilir. HMK m. 176/2'deki 'ıslahın bir kez yapılabileceği' kuralı, emredici değil, düzenleyici bir kuraldır. Yani, tarafların anlaşmasıyla aksi kararlaştırılabilir. 2020 yılında HMK m. 177'ye eklenen ikinci fıkra, bu durumu açıklığa kavuşturmuştur. Bir davacı, HMK m. 180 uyarınca usulsüz bir tam ıslah beyanıyla hakkını tüketmiş olsa bile, bu durum onun, karşı tarafın muvafakatiyle yeniden ıslah yapmasına engel değildir. 'Islah hakkı kullanılmış sayılır' hükmü, davacının tek taraflı iradesiyle yeniden ıslah yapamayacağı anlamına gelir. Ancak, usul hukuku işlemleri büyük ölçüde tarafların iradesine tabidir. Eğer karşı taraf (davalı), davanın daha hızlı ve doğru bir şekilde çözüleceği veya başka bir stratejik nedenle, davacının ikinci kez ıslah yapmasına 'açıkça' (duruşmada beyan ederek veya yazılı olarak) veya 'zımnen' (ıslah talebine itiraz etmeyerek esasına cevap vererek) muvafakat ederse, mahkeme bu ortak iradeye uymalı ve ikinci ıslaha izin vermelidir. Bu, tarafların usul ekonomisi ve davanın selameti için mevcut usul kurallarını anlaşarak esnetebilmelerinin bir örneğidir. Dolayısıyla, HMK m. 177/2'deki yeni kural, HMK m. 180'in katı sonucunu, tarafların ortak iradesiyle yumuşatma imkanı tanımaktadır.