CMK m. 149/1, 'Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında... müdafiin yardımından yararlanabilir' demektedir. Bu 'her aşama' kavramına, hüküm kesinleştikten sonraki 'infaz' aşaması da dahil midir? Örneğin, koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik gibi infaz hukukuna ilişkin bir konuda, hükümlünün müdafi yardımından yararlanma hakkı, CMK m. 149 temelinde bir anayasal hak olarak güvence altında mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337273

Evet, 'her aşama' kavramı geniş yorumlanmalı ve infaz aşamasını da kapsamalıdır. Her ne kadar CMK'nın klasik uygulama alanı soruşturma ve kovuşturma evreleri olsa da, 'adil yargılanma hakkı' (Anayasa m. 36) ve 'hukuk devleti' ilkesi, hükmün kesinleşmesiyle sona ermez. İnfaz aşaması, verilen bir mahkeme kararının icrasıdır ve bu süreçte de bireyin hak ve özgürlükleri (özellikle kişi hürriyeti ve güvenliği) söz konusudur. Koşullu salıverilme, denetimli serbestlik, infazın ertelenmesi, cezanın hesaplanmasındaki hatalar gibi konular, doğrudan hükümlünün hürriyetini etkileyen ve karmaşık hukuki bilgi gerektiren konulardır. Bu konularda karar verecek olan İnfaz Hakimliği veya ilgili kurullar nezdinde yapılacak başvurular ve itirazlar, bir 'yargılama faaliyeti' niteliğindedir. Dolayısıyla, hükümlünün bu aşamalarda da bir avukatın hukuki yardımından yararlanma hakkı, CMK m. 149'un ruhundan ve Anayasa m. 36'daki hak arama hürriyetinden kaynaklanan temel bir haktır. Hükümlünün, infazla ilgili bir konuda müdafi talep etmesi halinde, bu talebinin karşılanması veya kendi seçtiği müdafi ile görüşmesinin ve ondan yardım almasının sağlanması gerekir. Bu hakkın engellenmesi, adil yargılanma hakkının infaz aşamasındaki bir ihlali olur.