Bir memur hakkında, göreviyle ilgili olmayan ve 4483 sayılı Kanun kapsamına girmeyen bir suçtan (örneğin, kasten yaralama) dolayı genel hükümlere göre dava açılmıştır. Yargılama sırasında, toplanan yeni delillerle, eylemin aslında 4483 sayılı Kanun kapsamına giren 'görevi kötüye kullanma' suçu (TCK m. 257) olabileceği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkeme ne yapmalıdır? Suç vasfının değişmesi, geriye dönük olarak 'soruşturma izni' alınması gerekliliğini doğurur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337270

Evet, bu durumda geriye dönük olarak soruşturma izni alınması gerekliliği doğar. Bu durum, 42. sorudaki durumun (3628 s. Kanun kapsamındaki suçtan başlayıp vasfın değişmesi) tam tersidir ve farklı bir sonuca tabidir. Dava, en başında 4483 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan ve izin gerektirmeyen bir suçtan (kasten yaralama) açılmıştır. Bu başlangıç, davanın o anki hukuki niteliğine göre doğrudur. Ancak, yargılama sırasında mahkeme, fiilin aslında 4483 sayılı Kanun'un aradığı 'görevi sebebiyle işlenen' bir suç (görevi kötüye kullanma) olduğu kanaatine varırsa, bu yeni suç vasfı için kanunun aradığı 'soruşturma şartı' olan iznin bulunmadığı ortaya çıkar. Mahkeme, suç vasfını değiştirmeden önce, bu eksik olan dava şartını gidermek zorundadır. Bu durumda mahkeme, CMK m. 223/8 uyarınca 'davanın durmasına' karar vermeli ve dosyayı, sanık hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçundan soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi yönünde bir karar alınması için, 4483 sayılı Kanun'da belirtilen yetkili idari makama göndermelidir. İzin verilirse, yargılamaya yeni suç vasfı üzerinden devam edilir. İzin verilmezse, dava şartı yokluğundan 'davanın düşmesine' karar verilir. Bu, soruşturma şartlarının sonradan ortaya çıkması halinde izlenmesi gereken usuldür.