HMK m. 193/2, ispat hakkını imkansız kılan delil sözleşmelerini geçersiz sayarken, HMK m. 222, ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için 'karşı tarafın defterlerine de kaydının' veya 'karşı tarafça itiraz edilmemesi' gibi şartlar arar. İki tacir arasındaki bir sözleşmede, 'Uyuşmazlık halinde davacının ticari defterleri, davalının defterleriyle uyumlu olmasa dahi kesin delil sayılacaktır' şeklinde bir hüküm bulunmaktadır. Bu delil sözleşmesinin geçerliliğini, HMK m. 193/2 ve m. 222 arasındaki ilişkiyi gözeterek tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337268

Bu delil sözleşmesi, HMK m. 193/2'ye aykırı olduğu için geçersizdir. HMK m. 222, ticari defterlerin delil niteliğini düzenlerken, taraflar arasında bir denge kurmayı amaçlamıştır. Bir tarafın kendi tek taraflı olarak tuttuğu defterlerin, karşı taraf aleyhine kesin delil olabilmesi, ancak o kaydın karşı tarafın defterleriyle de teyit edilmesi gibi objektif bir koşula bağlanmıştır. Bu, ticari hayatta güvenliği ve dürüstlüğü sağlayan bir kuraldır. Sorudaki delil sözleşmesi, HMK m. 222'nin aradığı bu 'denge' ve 'teyit' mekanizmasını ortadan kaldırmaktadır. Sözleşme, davalının, davacının defterlerindeki bir kaydın yanlış olduğunu kendi defter kayıtlarıyla veya başka delillerle 'ispat etme hakkını' fiilen ortadan kaldırmaktadır. Bu, davalının ispat hakkını 'imkansız kılan veya fevkalade güçleştiren' bir durumdur. Davacının kendi tuttuğu kayıtları, hiçbir denetime tabi olmaksızın karşı tarafa kesin delil olarak dayatması, silahların eşitliği ilkesine ve adil yargılanma hakkına açıkça aykırıdır. Dolayısıyla, mahkeme bu delil sözleşmesini HMK m. 193/2 gereği geçersiz saymalı ve ticari defterlerin delil değerini, HMK m. 222'deki genel kurallara göre (karşılıklı teyit, diğer delillerle uyum vb.) serbestçe takdir etmelidir.