Ceza Genel Kurulu'nun 2011/5 K. sayılı kararında, vekaletnameli müdafisi bulunan sanığa, mahkemenin re'sen barodan zorunlu müdafi ataması eleştirilmiştir. Sanığın vekaletnameli müdafii, geçerli bir mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmamaktadır. Bu durumda mahkemenin, yargılamayı sürüncemede bırakmamak adına izlemesi gereken doğru usul nedir? CMK m. 151'deki 'Müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi... halinde, duruşmaya devam edilebilir' hükmü, sanığı savunmasız bırakma sonucunu doğurur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337264

Mahkemenin izlemesi gereken doğru usul, sanığın savunma hakkını korumak ile yargılamanın makul sürede bitirilmesi ilkesini dengelemektir. Süreç şu şekilde işlemelidir: 1) Mazeretin Değerlendirilmesi: Öncelikle mahkeme, müdafiin duruşmaya neden gelmediğini araştırmalıdır. Eğer müdafi bir mazeret bildirmişse, bu mazeretin geçerli olup olmadığını takdir eder. 2) Mazeretsiz Gelmeme Hali: Eğer müdafi, usulüne uygun tebligata rağmen, mazeret bildirmeksizin duruşmaya gelmiyorsa, CMK m. 151/1 devreye girer. Bu hükme göre, mahkeme 'duruşmaya devam edebilir'. Ancak bu, sanığın tamamen savunmasız bırakılacağı anlamına gelmez. 3) Sanığın Hakkının Hatırlatılması: Bu durumda hakim, duruşmaya ara vermeli veya sanığa dönerek, müdafiinin mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığını, bu durumda başka bir müdafiin yardımından yararlanma veya savunmasını kendisinin yapma hakkı olduğunu hatırlatmalıdır. 4) Yeni Müdafi Talebi: Eğer sanık, 'Ben bu avukatla devam etmek istemiyorum, başka bir avukat seçeceğim' veya 'Barodan avukat atanmasını istiyorum' derse, mahkeme sanığa yeni bir müdafi görevlendirmesi için makul bir süre vermeli veya barodan müdafi talep etmelidir. 5) Devam Kararı: Eğer sanık, 'Ben müdafiim olmadan devam etmek istemiyorum' derse, mahkeme bu talebi de dikkate alarak duruşmayı kısa bir süre erteleyebilir ve müdafii bir sonraki celseye gelmesi için uyarabilir. Mahkemenin, vekaletnameli müdafi gelmedi diye, sanığın iradesine aykırı olarak hemen barodan yeni bir müdafi ataması, CGK kararında belirtildiği gibi hatalıdır. CMK m. 151'deki 'devam edilebilir' hükmü, hakime bir takdir yetkisi verir, ancak bu yetki kullanılırken sanığın savunma hakkının özü zedelenmemelidir.