Bir sanık, mağduru önce tehdit etmiş (TCK m. 106), ardından mağdurun evine girerek bir eşyasını alıp çıkmıştır. Eylem, bütün olarak 'konutta nitelikli yağma' (TCK m. 149/1-d,h) suçunu oluşturur. Mahkeme, sanığa TCK m. 149'dan ceza verdikten sonra, ayrıca TCK m. 106'daki tehdit suçundan veya TCK m. 116'daki konut dokunulmazlığını ihlal suçundan da ceza verebilir mi? Bu durumu, 'bileşik suç' (TCK m. 42) kurumu ve 'tüketen-tükenen norm' ilişkisi açısından açıklayınız.
Hayır, mahkeme diğer suçlardan ayrıca ceza veremez. Bu durum, TCK m. 42'de düzenlenen 'bileşik suç' kurumunun tipik bir örneğidir. Bileşik suç, biri diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olan birden fazla suçun bir araya gelerek tek bir suç oluşturmasıdır. 'Yağma' suçu, tanımı gereği (TCK m. 148), 'cebir veya tehdit' kullanarak bir malın alınmasını içerir. Yani 'tehdit' suçu, yağma suçunun kurucu bir unsurudur. Aynı şekilde, 'konutta nitelikli yağma' (TCK m. 149/1-d) suçu da, 'konut dokunulmazlığını ihlal' suçunu kendi içinde barındırır. Bu durumlarda, 'tüketen-tükenen norm' ilişkisi devreye girer. Daha ağır ve kapsamlı olan nitelikli yağma suçu, kendi unsuru olan daha hafif suçları (tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal) 'tüketir' veya 'içinde eritir'. TCK m. 42, bu durumda faile sadece bileşik suçtan (nitelikli yağma) ceza verileceğini, ayrıca onu oluşturan diğer suçlardan ceza verilemeyeceğini emreder. Bu, 'ne bis in idem' ilkesinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla, mahkeme sanığı sadece TCK m. 149'dan cezalandırmalı, tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından ayrıca hüküm kurmamalıdır.