TCK m. 89/5'e göre bilinçli taksirle işlenen nitelikli yaralama suçları şikayete tabi değildir. Bir şantiyede, iş güvenliği uzmanının tüm yazılı uyarılarına ve gerekli ekipmanı temin etmesine rağmen, bir usta, 'bana bir şey olmaz, yıllardır böyle yapıyorum' diyerek baret takmadan yüksekte çalışmış ve düşerek kemiğini kırmıştır. Şantiye şefinin (işveren vekili), ustanın baret takmadığını görmesine rağmen onu çalışmaktan alıkoymaması veya denetlememesi eylemi, 'bilinçli taksir' olarak nitelendirilebilir mi? Eğer öyleyse, yaralanan usta şikayetçi olmasa bile şantiye şefi hakkında re'sen soruşturma açılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337248

Evet, şantiye şefinin eylemi 'bilinçli taksir' olarak nitelendirilebilir ve re'sen soruşturma açılabilir. 'Bilinçli taksir', neticenin öngörülmesine rağmen 'bir şey olmaz' düşüncesiyle hareket edilmesidir. İşveren vekilinin (şantiye şefi), işçinin baret takmama gibi tehlikeli bir davranışta bulunduğunu görmesi, bundan bir yaralanma neticesi doğabileceğini 'öngördüğünü' gösterir. Buna rağmen, işçiyi çalışmaktan alıkoymayarak veya denetim görevini yerine getirmeyerek bu riske izin vermesi, neticenin gerçekleşmeyeceğine dair bir özgüven veya kayıtsızlık (olursa olsun demeye yakın bir tavır) sergilediğini ortaya koyar. Bu durum, basit bir dikkatsizliğin ötesinde, 'bilinçli taksir' olarak nitelendirilmek için yeterlidir. Meydana gelen yaralanma, 'kemik kırığı' olduğu için TCK m. 89/2-b kapsamında nitelikli bir yaralamadır. TCK m. 89/5 uyarınca, nitelikli yaralama suçunun 'bilinçli taksirle' işlenmesi halinde suçun takibi şikayete tabi değildir. Dolayısıyla, yaralanan işçi şikayetçi olmasa bile, Cumhuriyet savcısı bu olaydan haberdar olduğunda, şantiye şefi hakkında 'bilinçli taksirle nitelikli yaralamaya sebebiyet verme' suçundan re'sen soruşturma başlatmakla yükümlüdür.