Bir sanık, VUK m. 359/b uyarınca birden fazla takvim yılında (2019, 2020) sahte fatura kullanmaktan yargılanmaktadır. Mahkeme, 7394 sayılı Kanunla getirilen özel zincirleme suç hükmünü uygulayarak TCK m. 43'e göre cezasını artırmıştır. Aynı sanığın, 2021 yılında da sahte fatura kullandığına dair yeni bir iddianame ile başka bir dava daha açılmıştır. Bu ikinci dava, ilk davayla birleştirilmelidir. Birleştirme sonrası, hakim ilk kararda yaptığı zincirleme suç artırımını nasıl revize etmelidir? Zincirleme suç hükmünün, sonradan ortaya çıkan eylemleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi mümkün müdür?
Evet, birleştirme sonrası zincirleme suç hükmünün yeniden değerlendirilmesi ve genişletilmesi gerekir. Zincirleme suç (TCK m. 43), 'aynı suç işleme kararının icrası kapsamında' işlenen birden fazla fiilin tek bir suç olarak kabul edilmesini ve cezanın belirli bir oranda artırılmasını gerektirir. İlk davada, mahkeme 2019 ve 2020 eylemlerini bu kapsamda değerlendirerek bir artırım yapmıştır. Daha sonra ortaya çıkan ve aynı suç işleme kararının devamı niteliğinde olduğu anlaşılan 2021 yılı eylemi için açılan dava, CMK'daki 'davaların birleştirilmesi' kuralları gereği ilk davayla birleştirilmelidir. Birleştirme sonrası, mahkeme artık üç yıllık (2019, 2020, 2021) bir eylem silsilesiyle karşı karşıyadır. Bu durumda, tek bir 'zincirleme şekilde sahte belge kullanma' suçu oluşmuş olur. Mahkeme, hüküm kurarken, üç yıllık eylemin tamamını dikkate alarak TCK m. 61'e göre bir temel ceza belirlemeli ve bu temel ceza üzerinden TCK m. 43 uyarınca 'tek bir' artırım yapmalıdır. İlk karardaki artırım hükmü, yeni eylemin dahil edilmesiyle hukuki geçerliliğini yitirir ve tüm eylemleri kapsayacak şekilde yeniden bir zincirleme suç değerlendirmesi yapılır. Bu, sanığın eylemlerinin bütüncül olarak ele alınması ve adil bir ceza tayini için zorunludur.