Yargıtay 15. HD. 2018/3764 K. sayılı kararında, taraflar arasındaki delil sözleşmesi gereği, usulüne uygun yapılan itiraz muayenesi sonucu verilen ret kararının tarafları bağlayıcı olduğu ve aksinin başka bir bilirkişi raporu ile kanıtlanamayacağı belirtilmiştir. Bu durum, 'maddi gerçeğe ulaşma' ilkesi ile nasıl bir denge içindedir? Eğer itiraz muayene komisyonunun bariz bir teknik hata yaptığı (örneğin, yanlış bir ölçüm cihazı kullandığı) başka bir delille (örneğin, noter tespitiyle) ortaya konulursa, mahkeme bu delil sözleşmesine rağmen maddi gerçeği araştırabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337239

Yargıtay'ın bu kararı, HMK m. 193'teki delil sözleşmesinin bağlayıcılığı ilkesini güçlü bir şekilde vurgulamaktadır. Kural olarak, geçerli bir delil sözleşmesi, tarafların o konuda başka delil ileri sürmesini engelleyerek, yargılamayı sözleşmede belirtilen delil ile sınırlar. Bu, bir yönüyle 'şekli gerçeklik' ile yetinilmesi anlamına gelir ve 'maddi gerçeğe ulaşma' ilkesine bir sınırlama getirir. Ancak bu sınırlama mutlak değildir. Delil sözleşmesinin bağlayıcılığı, sözleşmenin ve ona dayalı olarak üretilen delilin 'usulüne ve hukuka uygun' olması şartına bağlıdır. Eğer itiraz muayene komisyonunun, Yargıtay'ın da başka kararlarında belirttiği gibi, 'hukuk normlarına ve sözleşme hükümlerine aykırı' hareket ettiği veya 'bariz bir teknik hata' yaptığı somut delillerle ortaya konulursa, bu durum delil sözleşmesinin kötüye kullanılması veya amacından saptırılması anlamına gelir. Somut örnekteki gibi, komisyonun kullandığı ölçüm cihazının kalibrasyonunun bozuk olduğu bir noter tespitiyle veya başka bir kesin delille ispatlanırsa, ortaya çıkan rapor artık 'usulüne uygun oluşturulmuş' bir delil olmaktan çıkar. Bu durumda mahkeme, delil sözleşmesinin bağlayıcılığının ortadan kalktığını, çünkü dayanak delilin sakat olduğunu tespit edebilir. Mahkeme, bu sakatlığı gidermek ve 'maddi gerçeğe ulaşmak' amacıyla, sözleşmeye rağmen başka bir delilin (yeni bir bilirkişi incelemesi gibi) toplanmasına karar verebilir. Bu, sözleşmeyi tamamen yok saymak değil, onun hukuka uygun uygulanmasını denetlemektir.