Bir sanık, bir kamu görevlisine iftira atmış, ancak memur hakkında soruşturma izni verilmemesi kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Savcılık, bu karara dayanarak iftira suçunun mağduru olan memur hakkında KYOK vermiştir. İftiracı sanık, kendi yargılamasında, 'iftiramın bir sonucu olarak mağdur hakkında adli bir soruşturma başlamadı, sadece bir ön inceleme yapıldı. Dolayısıyla iftira suçunun netice unsuru gerçekleşmedi.' şeklinde bir savunma yapabilir mi? 'Soruşturma' kavramının bu bağlamdaki kapsamını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #337228

Hayır, sanığın bu savunması kabul edilemez. TCK m. 267'deki iftira suçunun oluşması için, failin eyleminin sonucunda mağdur hakkında bir 'soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak' amacı ve potansiyeli taşıması yeterlidir. Suçun tamamlanması için, bu soruşturmanın veya kovuşturmanın fiilen başlaması zorunlu değildir. Bu suç, bir 'soyut tehlike' suçu niteliğindedir. Failin, yetkili makamları harekete geçirecek nitelikte bir ihbar veya şikayette bulunmasıyla suç tamamlanır. 4483 sayılı Kanun uyarınca yapılan 'ön inceleme', her ne kadar CMK anlamında tam bir soruşturma olmasa da, iftira suçunun aradığı 'yetkili makamları harekete geçirme' ve 'mağduru bir yaptırım tehdidi altına sokma' neticesini doğuran bir idari süreçtir. Bu süreç, mağdurun lekelenmeme hakkını ihlal eder ve onu bir disiplin veya ceza soruşturması tehdidiyle karşı karşıya bırakır. Sonucunda soruşturma izni verilmemiş olması, iftira fiilinin işlendiği gerçeğini ortadan kaldırmaz; sadece iftiranın nihai amacına ulaşmasını engeller. Dolayısıyla, ön inceleme sürecinin başlatılmış olması, iftira suçunun oluşması için yeterlidir ve sanığın savunması hukuki dayanaktan yoksundur.