TCK m. 269/5, 'Basın ve yayın yoluyla yapılan iftiradan dolayı etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için, bunun aynı yöntemle yayınlanması gerekir.' demektedir. Bir gazeteci, köşe yazısında bir kişiye iftira atmıştır. Daha sonra pişman olup, aynı gazetede değil de, kendi kişisel sosyal medya hesabından bir tekzip ve özür metni yayınlamıştır. Bu durum, TCK m. 269/5'in aradığı 'aynı yöntemle yayınlanma' şartını karşılar mı?
Hayır, bu durum 'aynı yöntemle yayınlanma' şartını karşılamaz ve gazeteci etkin pişmanlık indiriminden yararlanamaz. Bu hükmün amacı, iftiranın yol açtığı kamusal algıyı ve mağdurun zedelenen itibarını, yine aynı etki gücüne sahip bir yöntemle tamir etmektir. İftira, geniş bir kitleye ulaşan bir gazetede yayınlandığında, yarattığı olumsuz etki de o ölçüde geniş olur. Pişmanlığın 'etkin' olabilmesi için, tekzibin de en azından iftira ile aynı kitleye ulaşma potansiyeli taşıması gerekir. Failin kişisel sosyal medya hesabı, ulusal bir gazetenin okur kitlesiyle aynı etki gücüne ve yaygınlığa sahip değildir. 'Aynı yöntemle' ifadesi, sadece 'yazılı' olmak anlamına gelmez; aynı zamanda 'aynı veya benzer etki gücüne sahip bir mecra' anlamına gelir. Dolayısıyla, iftira ulusal bir gazetede yapılmışsa, tekzibin de en azından aynı gazetede veya benzer tirajlı başka bir ulusal gazetede yayınlanması gerekir. Aksi takdirde, pişmanlığın giderici etkisi sınırlı kalır ve kanunun aradığı 'etkinlik' şartı gerçekleşmemiş olur.