HMK m. 180'e göre, davasını tamamen ıslah eden davacı yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Bu yeni dilekçede, davalı tarafa tebliğ ve davalının cevap süresi gibi, ilk dava açılışındaki usuli süreçler (dilekçeler teatisi) yeniden işler mi? Yoksa ıslahın davanın devamı niteliğinde olması nedeniyle, davalı sadece ıslahla değişen kısımlara mı cevap verir?
Evet, usuli süreçler büyük ölçüde yeniden işler. Davanın 'tamamen ıslahı', HMK m. 179/1 uyarınca, 'dava dilekçesi dahil, yapılmış olan bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması' sonucunu doğurur. Bu, davanın adeta en başına döndüğü anlamına gelir. Davacının verdiği yeni dava dilekçesi, HMK m. 119'daki tüm unsurları taşımalıdır. Bu yeni dilekçe, HMK m. 122 uyarınca davalıya tebliğ edilir. Davalı, bu tebliğden itibaren, HMK m. 127'de öngörülen iki haftalık yasal süre içinde 'yeni bir cevap dilekçesi' verme hakkına sahiptir. Davalının bu cevap hakkı, sadece ıslahla değişen kısımlarla sınırlı değildir; davanın tamamına karşı tüm savunmalarını ve ilk itirazlarını (yetki, görev vb.) yeniden ileri sürebilir. Çünkü ilk cevap dilekçesi de, ıslahla birlikte 'yapılmamış sayılmıştır'. Islahın davanın devamı niteliğinde olması, zamanaşımının ilk dava tarihinde kesilmesi gibi maddi hukuka ilişkin sonuçlar doğurur. Ancak usul hukuku açısından, dilekçeler teatisi aşaması büyük ölçüde yeniden başlar. Bu, davalıya, tamamen değişen yeni bir iddia karşısında savunma hakkını tam olarak kullanma imkanı tanımak için zorunludur.